Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

Taklitler Aslını Yaşatır

Bebek doğduğu zaman en çok merak edilen sorudur: Kime benziyor?
Burnu anneye, çenesi babaya, gözleri aynı sen... 
Büyüdükçe soru değişir: Kime çekmiş?
İnatçılığı aynı babası, annesi gibi titiz, huysuzluğu aynı sen...
Peki biz kimiz? Doğuştan getirdiklerimize mi yoksa sonradan karşılaştıklarımıza benziyoruz?  İlham mı alıyoruz, taklit mi ediyoruz?
"Kendine has" derken, kendi olan kişi kendini cidden biliyor mu? 
Bunun en güzel örneğidir sevdiği renkler. Popüler olan sevilir önce.
Kimse turuncuyu sevmez başta. Pembe, mavidir çocukken. Sonra ergenlik döneminde ya da kişiliğini ararken siyah sever. 
Kimse sarıya aşık olmaz sonrasında. 
Gri ve beyazdır. 
Sonra moda olur renkler, öyle sever turuncuları ve hatta belki de eflatunu. 
Kimse kimseye benzemek istemez ama herkes herkese biraz benzer aslında. Etkilenir, kopyalar, içselleştirir, özenir, kıskanır, hayal eder. 
Kimse kimseye benzeyemez aslında. 
Çocukken getirdikleri bambaşkadır.  Renkler emanet durur, gülümsemeyi bir yerden…

En Son Yayınlar

√ Ain't Got No, I Got Life - Nina Simone √

Şu 30 yılın en güzel anları

Daha az, Daha çok

Roma'dan Sevgilerle

Dünyadaki Cennetim

Otursam yürümek istiyorum, yürürken dans edesim geliyor.

Bu Tarzlar Benim

Her Yaşın Ayrı Güzelliği Var

Perdelerinizi Açın!

Mind the gap! London Baby

İstanbul'da bir Pazar

Emeği Geçen Herkese Sevgilerimle- 30

İyi bir hikayeyle hayatını değiştirebilir, yeni kararlar alabilirsin

Loch Ness, Inverness & the Highlands