Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gelecekteki Torunlarıma Sesleniyorum

Mis gibiydi hayat. Günün yorgunluğundan sonra başını yastığa koymak gibiydi hafta sonu. Bir dinlendim sormayın. Bir güldüm anlatamam. Bir çaldım bir söyledim bir dans ettim aman aman.

Hey torunlarım (Bilmeyenler için; Bloğun amacı gelecekteki torunlarıma; "Ne kadar matrak bir ninemiz varmış" dedirtmekti.) eski matrak günlerime geri dönüyorum. Ve yaşıma bakmadan size tavsiyede bulunmak istedim. Yaşlandıkça daha az matrak olacağım, o yüzden şimdi beni iyi okuyun:



Müziği sevin! Eğer müzik sizin için birşey ifade etmiyorsa boş bir hayatınız var demektir. Hemen o hayatı değiştirin.  Doktora gitmeden önce müzik dinleyin. Bazen ilaçlardan daha etkilidir melodiler.  Ve mutlaka sizi ağlatan bir şarkı olsun. Odun olmayın kuzucuklarım.


Fotoğraf çekin! Klasik herkeste olan fotoğraflar yerine geleceğe hangi anınızı taşımak istiyorsanız onu kaydedin. Işığı takip edin. En güzel fotoğraf en güzel ışıkta mümkündür. (loş ya da parlak fark etmez :))  

Kahveyi sigaranın yanında içmeyin. Kahveyi tadı…

Dengeli Dengesizlere Dikkat

İnanılmazdır böylesi.
Önce egzantirik gelir, yüzünüzü güldürür.
Sonra fazla egzantirikliği şaşkınlık yaratır.
Kalbiniz bu kadarını bir süre kaldırır, sık sık tebessüm edersiniz.
Sinirlenirsiniz, küsersiniz.
Baktınız hiç olmuyor öylece bırakır gidersiniz.

Dengeli dengesizlik gösteren insanlardan bahsediyorum. Hiç kafanızı yormayın, zamanınızı boşuna harcamayın.
Böylelerinden derhal kaçın!



Canavar Cupcakeleri Yerken Şarlo Küvette Uyuyordu

Yazabilirim...
En az 12 sayfa yazı yazabilirim. Günleri aylara sığdırıyorum. Bir küçük hafta sonunda filmleri, oyunları, kitapları devirip en sevdiğim insanlarla vakit geçiriyorum.
Günde 4 saat uyuyorum. 20 saat yaşıyorum.
Gece müziği duyunca kalkıp resim yapıyorum. Müziğe göre bir sandığın tepesinde duvara yapıştırdığım kartonları boyuyorum.
En sevdiklerimi daha çok seviyorum. Daha az sevdiklerime kısacık zamanlar ayırıyorum.

Şimdi biraz her telden çalalım:



Canavar Cingöz: Kitap ayraçlarını benim gibi sevenler varsa bu iştahlı yaratığı yapmak çok kolay. Bir kağıt, uhu, makas ve renkli kağıtlarla hepimizin kendine has ayraçları olabilir. Hayal gücünüzü sınırlandırmayın! Sizinki daha çılgın ya da cici olabilir. Kitap çok sıkıcı olsa bile öyküyü kendinize göre renklendirebilirsiniz. Ve kitaplara notlar almak da aynı etkiyi yaratır. Her kitabın bir yazarı vardı ama sayfalarında kendi hükümdarlığınızı yaratabilirsiniz. 


Yaz geldi meyve salatası çılgınlığı başladı. Ne söylediğimin farkınday…

Mevsimlerin En Güzeli

Hiç bir yenilik peşinde değilim.
Değiştirmeyeceğim.
Koşmayacağım.
Konuşmayacağım.
Okumayacağım.
Adım atmayacağım.
Sağlıklı beslenmeyeceğim.
....
Alın bütün bunları, koyun poşete sallayın sallayın vurun duvara! YAZ GELDİ!

Hem de en güzel zamanları işte bu zamanlar!
Yakmaz, yapışmaz, bayıltmaz havalar bunlar. Sevinçten çıldırtır, insanı aşık eder kendine ve başkalarına.
Tatlıları meyvenin üzerine sos niyetine yersiniz, yağlılardan uzaklarda yaşarsınız.

Şarkıların en güzeli bu mevsime aittir.
Ben de diyorum; Beni bu güzel havalar mahvetti*

* Sevinçten.