Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İlginç

Nerede?
İşte tam orada!
Göremiyorum.
Sağa doğru bak, sarı şemsiyenin yanındaki.
Kahverengi olan mı? Beğenmedim.
Sade ve güzel.
Patlak sarı daha eğlenceli.
Sana kahveyi alacağım.
Toprağa karışacağız zaten toprak renkleriyle ortalıkta kaybolmak istemiyorum.
Herkes senin kadar ilginç değil.
Ben ilginç miyim?
Yağmurda neon sarısı bir şemsiye gibisin.
Neon turuncu da olabilirdim.
Bence seninle neon kahvede olabilir.
Sadece çimlerde yürüyeceksem.
Yağmurda çimlerde yürünmez.
Çamurdan mı?
Evet. Pullu neon sarı ayakkabıların kirlenir.
Sürekli arabada gezermişim gibi tertemiz olamazlar.
İlla kirlenecekler.
Omo reklamını severim.
Sen olmayan neyse onu seviyorsun.
Krem rengi koltuklarım var. Unutuyorsun.
Yoksa üzerine renkli örtüler alamazdın.
Neyse yaz geldi. Güneş gözlüğü bakmaya gidelim. Çiklet pembesi bir tane görmüştüm...

Rica ediyorum

Burada oturabilir miyiz? Bak, iki sandalye var.  Minicik dar bir sokaktayız. Manzara yok.  Yaratabiliriz. Rica ediyorum. Burada oturabilir miyiz?
Roma beni şair edebilirdi :) Sevgiler Selis

Sonlu Gelecek, Bir Gün Gelecek

En yakınlarım öldüğünde hiç ağlamadım.
Üzülmemiş gibi durdum, öylece.
Sonra en uzağımdaki bir gün ölecek diye içim parçalanana kadar ağladım.
Belki hepsine, belki hiç birine.

Ölümü gördükçe daha çok yaşıyorum.
Çocuk gibi.


:)

Çoluk çocuk işte.

Bende ışık için sarı, etkileyicilik için turuncu kullanırdım.

Şarap için Çukurcuma, sohbet için cam zemin.

Gülleri siz alın, ben geri kalan çiçekleri alacağım.

Selis was here.

Evde artık saat var. Yine de zamana önem vermemek için pilini çıkarttım.