Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Elbet bir gün...

Bu kahrolası muhteşem hayat bir gün ve yüksek ihtimalle ansızın bitecek.
Tam bitmeden önce aklım ve algılarım yerinde olursa kendime kızıcam.
Eminim.
Tüm o naiflik ve güleryüzlülükle bazı insanlara hak ettikleri lafları söylemediğim için,
Garip bir duygu hali içinde kalkıp gitmem gerekirken durduğum için çok kızıcam kendime.
Ulan! dicem.

Bir gün elbet bir gün bitecek öyle ya da böyle, salı ya da pazar belki çarşamba.
Perşembe olmasın çok hassasım.

Hani o içinde ve dışında olanlar tüm duygular ve yağlar yok olup gidecek.
Yemediğim tüm naneler ve bklar.
Tüm tatlılar ve mantılar da...

Hani yapamadığım, pardon yapmaya cesaret edemediğim, ne varsa başkaları yapacak.
Ben de -varsa öteki taraf- oralardan buralara bakarak iç geçireceğim.
Pencerede oturan sıdıka misali öylece bakacağım.

Kime, neye, neden diye bilmeden anlayamadan geçip gidecek "o" güzelim yıllarım da muhteşem anlarım da.
Milyarlarca duyguyu tatmadan gidecek elbet.
Ama o milyarlarca duygudan yüz milarlarcasını tatmaya…

2015'e Veda Notu

2015
6 ülke  7 şehir
En güzel yemek Bordeaux'da balık
En güzel içki Floransa'daki 2 şişe şarap
En güzel an Kumdan bir dağ, Okyanus ve ormanın tam kesiştiği nokta
En iyi film Mad Max
Şarkı Müslüm Gürses - Nilüfer
Sevilesi sözler Aradığında seni arar. Başka bir hayatı başka şekilde yaşama isteği.
En komiği Plan yaparken, eminken, doğruyken hepsinin yıkılması, darman duman olması ve buna oturup kahkahalarla gülünmesi
Görülesi yer Dune du pyla, Boboli Garden
Yaşanası yer Barcelona
Kitap Momo
Pişmanlık Sustuklarım, gereğinden fazla üzüldüklerim
Üzücü an Tuğçe ve Burak'a veda. Huzur içinde uyuyun dostlar. 
En doğru an Kalkıp gitme anı.  Mutsuz olduğun yerde 5 dk durma diye diye





Momo - Zaman Hırsızlarına Karşı

Zaman hayatta en değerli olan...  Zamanını neye harcarsan, neye yoğunlaşırsan o güzelleşiyor. 
Ama asla unutmamız gereken, bizi insan yapan, bizi biz yapan neşeye, mutluluğa, dostlara, aşka, yemeklere, kitaplara, keşfetmeye zaman harcamadığımızda tükeniyoruz. 
İşte tükenmişlik sendromu budur. 

Momo zamanın değerini anlatıyor.
Sevdiklerinizi içtenlikle dinlemeyi, sevdiğiniz işi yaparken ona zaman ayırmanın güzelliğini hatırlatıyor. 
Çocuk aklı demeyin. Alnına dokunan telaşsız ve minik bir öpücük gibi onu okumak. 



Bu kitabı bana armağan eden Ece'ye sonsuz teşekkürler... 
Gerçi zaman tasarrufu yapanlar, eski tiyatronun oralarda oturanlardan daha iyi giyiniyorlardı. Daha çok para kazanıp daha çok harcıyorlardı. Ama yüzleri asıktı, yorun ve keyifsizdiler, gözleri dostça bakmıyordu. Elbette onlar, "Git bir Momo'ya uğra!" deyiminden bile habersizdiler. Onları akıllarını başlarına getirecek, birbirleriyle barıştıracak, onları neşelendirecek, dertlerini dinleyecek kimseleri yoktu. …

Odak Noktası

Balede dönmeye başlamadan önce odaklanmak gerekir.
Duruşunu hazırlamalı,
Bir noktaya odaklanmalı ve dönerken; dönüşü her tamamladığında yine gözünü o noktaya dikmelisin.
Böylece miden bulanmaz, hareketi düzgün tamamlarsın.

Hayatta da odak noktanı bulamazsan miden bulanır.
Düşersin.

Düşme.

Çünkü Chagall

En beğendiğim ressamlardan.  Karakterleri de renkleri de uçuyor.  Işığı öyle güzel kullanıyor ki...  Ben de uçmak istiyorum.  Bir Chagall resmindeki gibi yükselerek her şeye biraz da uzaktan bakmak ve "büyük resmi" görmek istiyorum. 




Bir gün ansızın terk edeceğim bu şehri...

Ve Barcelona'da yaşamaya başlayacağım!
İyi dilekler bizimle olsun. 


Ayakkabılar

Ve sevdiğim bir söz: Cebinde çok az paran varsa, önce ayakkabılarını parlat! 


Viksi


Lulu

John Lennon Çiçekleri Vans

Harap Camper 

Alice Camper

Doroty Birkenstock

Green Grass Nine West

Sound of music Lola

Somewhere over the rainbow Beta

A Clockwork orange Bata

aşk

nedir şu aşk. aşık mıyız. yalnızlığı mı paylaşıyoruz. keyif.  nedir keyif. birlikte keyif aldığımız şeyler. 
60'lar listesinden en sevdiklerim çalıyor. dans ediyorum. kalkıp dans eder misin. oturduğun yerden beni mi izlersin. gülüyorum.  aylağım. plan da yapamıyorum.  yataktan çıkmıyorum işte.  uyanığım ama uyanmıcam. 
inatçılığım da ne var yani. sevdiğim filmleri 50 kez izliyorum.
sevdiklerime karşı inatçıyım. gelecekle ilgili iş idealim yok. mükemmel eş de olamam belki. hala yumurtanın kabuğunu yiyebilirsin. ama ne olmuş yani.
şu bir kere geldiğimiz hayatta. koltukta yayılma be adam. şımarırım. 

Melankoli

Sürekli mutlu ya da huzurlu olmaya koşullanıyoruz. Yoga/ Pilates dersleri, ruh sağlığına dair kitaplar, doğal yiyecekler, ferah düşünceler... Ve nicesi.
Aslında melankoli bizi duraklatan, kendimizi tanımamızı sağlayan bir duygu ve buna da ihtiyacımız var. Mutsuzluklarımıza da sahip çıkmalıyız. Sürekli mutlu olmaya, zinde ve sağlıklı olmaya zorlayanlara inat; bugün mutlu değilim, tüm tatlıları yedim ve hayır yerimden kalkmayacağım diyebilmeliyiz. 

Hayatınızın En Büyük Şansı

Problemleri birer fırsat olarak görmektir. 
Başarısızlıklar, an içinde kendini boğan bir yılan gibi sizi yutmaya da hazırlansa,  belki de görmeniz gereken sadece bir şapkadır. 
10 yıl önce/sonra kavramına daha çok inanıyorum. Yıllar önce üzüldüğüm şeyler her ne ise artık benimle değiller. 
Sınırlar gerek bize. Çok sevdiğim arkadaşım Merve'nin de dediği gibi: Sınırını sen çiz. İstemediğin şeyi "Ben... istemiyorum." diyerek belirt. Gerekirse tekrarla, ama bir gün mutlaka o sınır çizilecektir. Ve karşındaki sınır ihlali yapmadan önce iki kez düşünecektir. 
Korkma.  Çikolata ve şeker neden var?  Daha önce yaptığın hatayı tekrarlarsan ne olur? Yeniden üzülsen ne olur? Yaşadın, gördün, geçti ve gitti.  Gitmiyorsa dene. Tıkandıysa aç.  Öyle dostlar biriktir ki açılmadığında sana göz olsun, söz olsun, yüreğini açsın. Ferahlatsın.
Kimsin?  Kim olduğunu bildiğinden emin ol. Sevdiklerini çelik demirlerle bağla kendine, sevmediklerinden uzaklaş, kaç, koş gerekirse. Zaman hırsızlarından uzak …

Ay Tutulması

K-PAX

Prot: I wanna tell you something Mark, something you do not yet know, that we K-PAXians have been around long enough to have discovered. The universe will expand, then it will collapse back on itself, then will expand again. It will repeat this process forever. What you don't you know is that when the universe expands again, everything will be as it is now. Whatever mistakes you make this time around, you will live through on your next pass. Every mistake you make, you will live through again, & again, forever. So my advice to you is to get it right this time around. Because this time is all you have.







"Aradığın da seni arar."

İnsan kendi içine dönmeli.
Kendini başkasında değil, kendi içinde bulur ancak.
Bazen susmalı. Sakinleşmeli.

Diğer tüm sesler sustuğunda, o zaman kendini duyabilir.
Kim olduğunu, ne istediğini, kimle ve nerede mutlu olduğunu görebilir.

Mevla'nın da dediği gibi...
"Aradığın da seni arar."


Nil'in kaleminden...

Gençliğime sevgilerimle27.04.2015 Pazartesi Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim: En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir.Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme.
Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat 'yap et çalış başar'la geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun.
Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Onları kaybetme. Her şey değiştiğinde, senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
Kendini onunla bununla karşılaştırma. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Senin yolun başka. Yokuşların başka.
'Ko…

Denize doğru

Kararımı çoktan verdim. Denize doğru. 


Yıllar önce de dediğim gibi

Hep farklı olmaya çabalayan oldukça sıradan biri.
İşte bu da tanıdığım bir insan hikayesi.
elbet bir gün buluşacağız.



Hayalimdeki Masa

Şöyle güzel bir sofra olsa bir de rakı birileri çalsa biz söylesek.
Bu kadar yürekten çağırma beni, Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan... Uyumamışsan  Sevinçten kapında donabilirim.

Sabores

Ani bir kararla bir daha gitmem dediğim canım Avrupa’ya bilet aldım. Daha da sıcak olsun, azıcık daha uzak olsun dedim bu sefer istikamet İspanya.
Dili dilime, teni tenime, yemekleri mideme uygun İspanya’ya daha önce hiç gitmedim. Nedense hiç merak bile etmedim.

Ne demişler her şeyin bir zamanı var.
Keşfedilmemişe duyulan merak benimkisi. Azıcık da kendime atarımdır. Aldığım sayılı Flamenko dersi en azından bunu öğretti. Atarlı olacaksın, kimselerden önce kendine. Ayaklarını yere vur. Daha sert vur. Dik ol, hatta biraz ukala. Ciddi ol. Hayat ciddi bir iş. Karşında bir boğa olabilir, ciddi ve dik duracaksın. Adete bir meydan okuma.

Bir küçük cinnet

En son neyi istediniz? Bir çanta olabilir, çok uzaklardaki bir ülkeye seyahat, yıllardır görmediğiniz biri, orada olmak, burada kalmak, şuraya doğru uzanmak…
Ne kadar çok şey istiyoruz. Bilinçli ya da bilinçiz evrene sürekli mesaj gönderiyoruz.
Oysa yedim ben onu.
İsteklerimiz o kadar değişiyor, sevmelerimiz o kadar yüzeysel ki, beğendiğimiz şeyleri ifade ederken sürekli uçlarda yaşıyoruz: “Ayakkabıya aşık oldum”, “2 kilo verince mükemmel oldun”, “bu şarkıya hasta oldum”
Aşığız, hastayız, aşırı beğendik, delirdik, çıldırdık, fenalaşıyoruz.
Tüm bu duygular bir tür iç kanama.
Toplumsal olarak derinleşemiyoruz.

Cumartesi

Cake House'ta yine..
başka havalar getir bana
içinde biraz bahar olsun
biraz sen biraz da cumartesi.

- turgut uyar

I'll Follow the Sun

Vez-geç

Dur-mak. Kalış. Bekleyiş? Belki ilerleyiş...
İnsanın kendisiyle yalnız kalma hali. Vazgeçerek öğreniyoruz.
En vaz-geçilmezimizi bulalım. Önce ondan vez-geçelim.



Müzik!

Müzik her şeyi değiştirebilir! Sözlerini bilmeseniz de, Duyguyu size geçirir. 
Çok yabancı olmaya gerek yok.  Geçen sene tanıştığım Elijah Wood yalın ayak dans ederken, Çalan şarkı Türkçeydi. Tek kelime anlamıyordu ama dedi ki: Güzel müzik.







Bazen bunu oku

Şimdiki ben, gelecekteki sen ya da sizler için; "İnsan hayatta tek bir şeyi değiştrebilir: Kendini."
Ve ayrıca Meryl Streep'in TÜM söylediklerine katılıyorum.

Pazar

Parkta Çıplak Ayaklar




Kıssadan hisse

Yapay olanı istemiyorum. İnsanından, Sebzesine. 
Organik de olmasın. Katkısız olana inanmıyorum. İnsanın da, Sebzenin de. 
Harmanlanmış olsun. Özünde organik,  Dışında herkes gibi, Her sebze gibi.
Farklı gözükmesin herkese. Dikkat çekmesin. Saklansın.
Tüm ruhunu sermesin öyle ortaya. 

4 ayda 4 ülke

9 ay 20 günlüğüm.
Durduğum yerde istesem dururum.
Bu son 4 ayda tesadüfen çok gezdim, durmadım, duramadım.

Görsellerle oldukça uzun bir yazı sizi bekliyor...

Kasım | Viyana- Prag- Karlovy Vary

VİYANA
Keşke ayakkabılarımın tozunu alsaydım. Viyana benim için rugan ayakkabı, şık şapkalar, ciddi insanlar, düzen, tertip, standart yaşam demek. 
Geniş geniş sokaklarında uzaklar çok uzak, yeni yıl döneminde gidilmeli yoksa sıkıcı olabilir.  Büyük binaları, sarayları ile ihtişamlıyım diyor.
Pahalı, kesinlikle pahalı. Türk için her yer pahalı. 









PRAG
Gotik şehirde benim gibi kar montu ile rengarenk dolaşmayın. Mümkünse siyah giyinin, Atmosfere kendini kaptırın.
Nerede ne yenir derseniz, Her yer güzel, çoğu yer lezzetli. Alternatifler çok. Tadını çıkartın!

Paranızı sora sora çevirtin. Benim gibi kazıklanmayın.  Şunu sorun: 50 Euro kaç kron? 
Yürüyün! Efsane şehirde gözünüzün gördüğü her yere yürüyün. Tepelerdeki kiliselere çıkın, Kafka'nın minicik evini ziyaret edin, Burnunuzu kıvırmayın. Saat …