Elbet bir gün...

Bu kahrolası muhteşem hayat bir gün ve yüksek ihtimalle ansızın bitecek.
Tam bitmeden önce aklım ve algılarım yerinde olursa kendime kızıcam.
Eminim.
Tüm o naiflik ve güleryüzlülükle bazı insanlara hak ettikleri lafları söylemediğim için,
Garip bir duygu hali içinde kalkıp gitmem gerekirken durduğum için çok kızıcam kendime.
Ulan! dicem.

Bir gün elbet bir gün bitecek öyle ya da böyle, salı ya da pazar belki çarşamba.
Perşembe olmasın çok hassasım.

Hani o içinde ve dışında olanlar tüm duygular ve yağlar yok olup gidecek.
Yemediğim tüm naneler ve bklar.
Tüm tatlılar ve mantılar da...

Hani yapamadığım, pardon yapmaya cesaret edemediğim, ne varsa başkaları yapacak.
Ben de -varsa öteki taraf- oralardan buralara bakarak iç geçireceğim.
Pencerede oturan sıdıka misali öylece bakacağım.

Kime, neye, neden diye bilmeden anlayamadan geçip gidecek "o" güzelim yıllarım da muhteşem anlarım da.
Milyarlarca duyguyu tatmadan gidecek elbet.
Ama o milyarlarca duygudan yüz milarlarcasını tatmaya cesaretim olmadığı için heba olduğu ile yüzleşmem zor olacak.

Korktuğum ne varsa üzerine doğru koşmadığım için hep karanlık ve korkutucu kalacak.
Canavarlar kocaman olacak.
Ama ben gittikten sonrası yalan dostum.

2015 gidiyor ya hani...
Hani saymadığım o yıllar var ya...
Kalan ne kadarı varsa öyle hızla gidecek ve ben yine totonun üzerine oturmuş şekilde bu yazıyı okuyabilirim.

Bu sefer farklı bişi yapsam da SİKTİR ETsem.

Yorumlar

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar